Sekarat'ül Mevt Hali
Ölüm mü'min için büyük bir mutluluk ve neşenin başlangıcıdır. Ömrünü iman ve itikat ile geçiren, güzel işlerle süsleyen mü'minlerin, inkarcıların aksine meleklerin ruhunu kabz ederken ne kadar güzel bir muameleyle aldığı ayette de bildiriliyor;
Takva sahipleri o kimselerdir ki, melekler, canlarını hoş ve rahat halde alırlar. «Selam size, yapmış olduğunuz güzel işlerin mükafatı olarak girin cennet'e...» derler.
NAHL Süresi 32. ayet
İnkarcıların ve ibadetlerine yüz çevirenlerin de melekler ruhunu kabz ederken mü'minlerin aksine çok şiddetli bir şekilde alınacağını Yüce ALLAH buyuruyor yine ayetlerin de;
Öyleyse melekler, onların yüzlerine ve arkalarına vura vura canlarını aldıkları zaman nasıl olacak?)
İşte bu, onların Allah'ı gazaplandıracak şeyin peşine düşmeleri ve Onun razı olduğu şeyden de hoşlanmamaları yüzündendir. Onun için, Allah da onların yaptıklarını boşa çıkarmıştır.
MUHAMMED-27-28
Mümin'in ölüm haliyle ilgili güzel bir kıssa okuyalım ışık olsun;
İmam-ı Gazali'nin manevi alemden bildirdiğine göre ölüm hali...yürekleri titretiyor sübhanALLAH
Bir gün öğrencileri İmam’ı Gazâli’ye, “Hocam! Ölüm nedir? Bize özel olarak anlatır mısın?” demişler.
Velâyet nûru ile ölümünün çok yakın olduğunu sezen İmam’ı Gazâli, “Men lem yezuk, lem ya’rif” yani “Tatmayan bilmez ki! Önce kendim tadayım, sonra size anlatırım” demiş.
Öğrencileri; “Aman hocam! Öldükten sonra sizinle nasıl bağlantı kurarız” dediklerinde,
Gülümseyerek, yalnızca “İnşâAllah” diye cevap vermiş.
Gerçekten aradan çok geçmeden İmam’ı Gazâli ölümü tatmış ve öldüğü gece öğrencilerinin rüyâlarına gelerek,
“Allah dostları sözünü tutar. İşte, bugün ölümü tattım ve sözümü tutmak için rüyânıza geldim” demiş.
“Abdestimi tazeleyip, sabah namazını kıldıktan sonra, yalnızca odama çekildim ve ölüm meleği Azrâil’i beklemeğe başladım.
Lâilahe illallah diye zikir ederken, bir anda odamı nur kapladı ve bütün hücrelerim nur oldu.
Başımı kaldırıp yukarı baktım. O nur’un etkisi ile evimin tavanı cam gibi şeffaf olmuştu. Yattığım yerden yedi kat gökleri, melekleri, Cennet’i gördüm ve Cennet’teki bir melek bana, ya imam! İşte köşklerin, işte makamın diye Cennet’teki yerimi gösterdi.
Cennet’e bakarken, sevgili Rabbim’in İrci’ıy ilâ Rabbik (Rabbine dön) hitabını duydum. O anda ruhum Allah aşkı ile cezbeye gelip, beden kafesinden fırladı ve ben kendimi başka âlemlerde buldum.
Tekrar dünyaya döndüğümde, evimin çevresinde aşırı bir kalabalık gördüm. Onlara, ne var? Ne oldu? Niçin toplandınız? diye ısrarla sorduğum halde hiçbiri ne yüzüme baktı ne de bana bir cevap verdi.
İçeri girdim, hanımım ağlıyordu. Ona da aynı şeyleri sordum ama o da cevap vermeyince, az önce yatmakta olduğum odama girdim ve yerde yatan bedenimi görünce,
Hem öldüğümü, hem de insanların niçin benimle konuşmadığını anladım”.
Bazı öğrencileri, “Hocam, yerde yatan bedenimi görünce öldüğümü anladım diyorsun. Peki sen başka, bedenin başka bir şey mi?”
İmam-ı Gazâli gülümseyerek, “İnsanın aslı, özü, gerçek ve kalıcı kişiliği Ruh’tur. Ruhsuz beden, kesilen kol, bacak gibi cansız bilinçsiz et, kemik yığınıdır”.
Yine bazı öğrencileri, “Hocam, o daracık, karanlık kabirde Kıyâmete kadar nasıl yatacaksın?”
“Ah yavrum!” demiş. “Eğer kabirler dışarıdan göründüğü gibi dar, karanlık ve sıkıcı olsaydı, Allah dostları birer zindan mahkûmu gibi oraya atılır mıydı?
Ana karnına göre dünya ne kadar geniş, güzel ve aydınlık ise, dünyaya göre kabirlerimiz de çok daha geniş, güzel ve aydınlık” demiş ve sonra,
“Yakınlarım beni kabrimde bekliyor” diye ayrılıp gitmiş.
Kabrimizi bu dünyadayken salih amellerle inşaa edelim..bir de yüz çevirip cehennem çukurlarından bir çukur yapmak var.. O yüzden ahiret gerçeğini bilerek yaşamamız gerekiyor. Dünya hayatının geçici güzelliklerine aldanıp, bizim için geri dönüşü olmayan günde pişman olmanın bize hiç bir faydası olmayacak...
Işık olsun okurlara inşaAllah. Sevgi ve dua ile efendim..
Buğlem YILDIZ


Yorumlar
Yorum Gönder